Çocuklarda Kötü Beslenmenin Etkileri

Yazar: admin 0 Yorum 22 Aralık 2011

Yetersiz ve dengesiz beslenme derecesine göre, çocuklarda büyüme ve gelişme yavaşlar yada durur. Kötü beslenen çocukların boy ve ağırlık ölçüleri iyi beslenenlere göre düşüktür. Çocuklar için normal boy ve ağırlık ölçüleri vardır.

Yaşa göre verilmiş olan bu ölçülerdeki sınırların altındaki çocukların iyi beslenmediği söylenebilir. Ülkemizde yapılan araştırmalarda, çocukların önemli bir kısımda değişik derecelerde büyüme geriliği olduğu belirlenmiştir.
İyi beslenmeyen, bedensel büyüme ve gelişme geriliği olan çocuklarda, zihinsel yönden gelişme yetersizlikleri daha sık görülür. Kötü beslenen çocuklarda zeka, iyi beslendiklerinde gelişebileceği en üst düzeye ulaşamaz.

Kötü beslenen çocukların hastalıklara, çeşitli iç ve dış etkenlere dirençleri azalır. Hastalıklara kolay yakalanırlar, iyileşme zor ve yavaş olur. Hastalıklar nedeniyle çocuğun beslenme durumu daha da kötüleşir. Bu sorunların etkileşimi sonucu, iyi bakımla atlatılabilecek bir hastalığa çocuk dayanamayıp ölür.

Ülkemizde, kızamık ve basit sürgün (ishal) gibi hastalıklarda bile, çocuklar iyi beslenmedikleri ve bakılmadıklarından ölmektedir. Türkiyede bebek ve çocuklarda ölüm oranının,gelişmiş ülkelerdekinden 10-15 kat yüksek olmasının birinci ya da ikinci nedeni kötü beslenmeyle bakımsızlıktır. Çeşitli hastalıkların yol açtığı ölümlerde de beslenme yetersizliğinin payı vardır.

Hastalıklara, bakımsızlığa ve kötü beslenmeye karşı direnip yaşayan çocuklar, büyüdükçe de bu olumsuz durumların izlerini taşır. Kötü beslenmenin çocuklarda yaptığı yetersizlikler ve bozukluklar yaşam boyu sürebilir, kendi çocuklarına da yansıyabilir. Ancak, bu yetersizlikler, gerilikler halkın gözünden kaçabilir, kolayca anlaşılmayabilir. Bu yüzden de çocuk beslenmesine gereken önem verilmemektedir. Yetersiz ve dengesiz beslenmeye direnip yaşayan çocukların ve bunların büyüyünce oluşturacağı toplumun sağlıklı, verimli, güçlü, düzenli ve üretken olması, gelişmesi zorlaşır.

Türkiye beslenme araştırması sonucunda ülkemizdeki 0-5 yaş grubu çocukların %17,6’sının kötü beslendiği %2,4’ünün ise hastane tedavisi gerektirecek derecede kötü beslendiği ve normal ağırlıkların çok altında olduğu anlaşılmıştır. Kötü ve çok beslenen, çok zayıf çocukların oranının köylerde,doğu ve güney anadolu bölgelerinde daha da yüksek olduğu saptanmıştır. İleri derecede beslenme yetersizliği sonucu çocuklarda büyüme geriliği ve cılızlık şeklinde görülen beslenme yetersizliği hastalığına maramus denir.


Bebekvegebelik.com Gebelik ve Hamilelik

Yazar: admin 0 Yorum 9 Aralık 2011

BebekveGebelik.com adresi üzerinden gebelik, hamilelik, bebek bakımı ile ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. Gebelik öncesi ve sonrası, doğum türleri, bebek ve çocuk hastalıkları, doğum kontrol yöntemleri gibi konularda da geniş kapsamlı bilgiler mevcut.

Link: BebekveGebelik.com

Kategoriler: Kategorilenmemiş | Etiketler:

Bitkisel Diyet ile Zayıflama

Yazar: admin 0 Yorum 8 Aralık 2011

Bitkisel diyet ile zayıflamak en etkili zayıflama yöntemlerindendir. Bitkisel diyet listesi, bitkisel ürünler, sağlık, şifalı taşlar, şifalı bitkiler hakkında ayrıntılı bilgi ve Ahmet Maranki, Suna Dumankaya, Ender Saraç, İbrahim Saraçoğlu, Taylan Kümeli, Mehmet Öz gibi doktorların medya ve internet üzeriden paylaştığı faydalı bilgilere bitkisel diyet adresi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Kategoriler: Kategorilenmemiş | Etiketler:

Tatil Cennetleri : Çeşme

Yazar: admin 0 Yorum 6 Aralık 2011

Çeşme ilçesi, İzmir ilinin batısında yer alır. Doğudan Urla, kuzeyden Karaburun, batı ve güneyden Ege Denizi ile çevrilidir. Deniz seviyesinden yüksekliği 5 metredir. Yüzölçümü 260 km²’dir. 1 beldesi (Alaçatı) ve 4 köyü bulunmaktadır.

2000 yılı Genel Nüfus Sayımına göre, ilçenin toplam nüfusu 37.372’dir. Bu nüfusun 25.257’si şehir merkezinde, 12.115’i ise belde ve köylerde yaşamaktadır. İlçede 13 ilköğretim okulu, 5 ortaöğretim kurumu bulunmakta; 4.532 öğrencinin eğitim gördüğü okullarda, 247 öğretmen görev yapmaktadır.

Sağlık hizmetleri 1 devlet hastanesi, 2 sağlık ocağı, 1 sağlık evi tarafından verilmektedir. Bu kurumlarda 27 doktor, 4 sağlık memuru, 26 hemşire ve 28 ebe görev yapmaktadır. İlçede ekonomik yapıyı turizm belirlemektedir. İç ve dış turizm açısından ülkemizin sayılı merkezlerinden olan Çeşme’nin, turizmdeki öneminin önümüzdeki yıllarda çok daha artacağı öngörülebilir. Yarımadanın ilk antik yerleşim yeri olan Ildırı (Erythrai), ilçenin görülmeye değer tarihi zenginliklerinden biridir.

Pausanias’a göre, Erythrai (Ildırı), Giritliler tarafından kurulmuştur. M.Ö. 7.yy’da tiranlar tarafından yönetilen kent M.Ö. 560 tarihinde Lidya egemenliğine girmiştir. Kent İskender tarafından özgürlüğüne kavuşturulana dek Pers egemenliğinde kalmıştır. Oldukça güzel taş işçiliğine sahip surlarla çevrilidir. Kentte yapılan arkeolojik çalışmalarda, M.Ö. 7.yy’ın 2. yarısına tarihlenen Athena Tapınağı ve Tiyatrosu açığa çıkarılmıştır.

Çeşme yöresi, XI. yy. sonlarında büyük Türk denizcisi Çaka Bey ile Türk egemenliği ile tanışmıştır. Osmanlı egemenliğine geçişi, XIV. yy. sonlarındadır. En çarpıcı Osmanlı eserlerinden biri burada bulunan Çeşme Kalesi’dir. Çeşme ve çevresinde yapılan kazılarda elde edilen eserler Çeşme Kalesi içindeki müzede sergilenmektedir. Kaleye ek olarak bir de kervansaray bulunmaktadır.

Kategoriler: Tatil | Etiketler: , , , ,

Tatil Cennetleri : Marmaris

Yazar: admin 0 Yorum 3 Aralık 2011

Marmaris Coğrafi konumu nedeniyle Akdeniz ve Ege Denizinin kavuştuğu yerde, önemli bir liman ve sahil kentidir. Bu nedenle ilk çağdan günümüze kadar Ege ve Akdeniz arasında önemli bir geçiş noktası olmuştur. Gerek Marmaris’in gerekse çevresinin kıyı yapısının çok girintili çıkıntılı olması, iyi korunmuş koyları ve limanları bulunması bu bölgenin Asya, Avrupa ve Afrika arasında önemli bir bağlantı noktası olmasını sağlamıştır.

Yüzyıllar süren Karya tarihi içinde yer alan Marmaris ve çevresi, Rodos ve Mısır arasındaki ticari yol nedeniyle bir deniz üssü haline gelmiş, zaman zaman diğer Ege limanlarına rakip olabilmiştir. Hatta bu konumu yüzünden sahillerden uzak ve denize ulaşmak isteyen kentlerin istilalarıyla da karşı karşıya kalmıştır.

Karya bölgesi yaklaşık olarak bugünkü Muğla ilini kapsayan topraklar üzerindeydi diyebiliriz. Ancak bu bölgede Karya’lılardan önce hangi halkların yaşamış olduğu hakkında kesin bir bilgiye sahip değiliz. Bazı tarihçilere göre İÖ 2000’lerde ve belki de daha önceleri yaşayan Luviler bu bölgenin yerli halkıydı. Karya’lılarla Lelegler de bunlardan sayılır.

Karya’lılar güçlendikten sonra Finikelilerin egemenliğindeki Rodos adasını zorlu savaşlar sonunda ele geçirdiler. Daha sonra Delos dahil bütün ege adalarını fethettiler. (İÖ 3000) ve kısa bir sıra sonra da Girit’e ve Minos’a egemen oldular.

Karya’lıların bu egemenliği Minos kralı Mene zamanına kadar sürdü; ancak Mene uzun mücadeleler sonucunda Karya’lıları Girit topraklarından atmayı başardı. Karya’lılar adalardaki egemenliklerini bırakıp Anadolu yarımadasına döndükten sonra uzun bir süre toparlanamamış, çevredeki bazı halkların saldırısına uğramış, onların egemenlikleri altına girmiş, ancak yine de Marmaris’i ellerinde tutmayı başarmışlardır.

Kategoriler: Tatil | Etiketler: , , ,